''EŞİT OLMAYAN İNSANLARA EŞİT DAVRANMAKTAN DAHA BÜYÜK EŞİTSİZLİK OLAMAZ''
8 Nisan 2012 Pazar
ANADOLU'NUN YETENEĞİ CİHAT AŞKIN
Yazı yazamadığı için "gerizekalı" muamelesi gören küçük çocuk, "ileri zekasıyla" herkesi şaşırttı. Derslerinden sürekli düşük not aldığından çevresi tarafından dışlanan küçük çocuk, Türkiye genelinde yapılan sınavda 19. oldu.
İstanbul Şişli'de özel bir okula giden Meriç Akbulut (9), anaokulunda sözlü derslerde gösterdiği başarıyı, yazılı derslerde gösteremiyordu. Sözlü anlatımdaki başarısıyla dikkat çeken Meriç, ne zaman sınıfında yazı dersleri olsa okula gitmek istemiyordu. Çünkü arkadaşları kolay bir şekilde yazı yazarken, kendisi bunu başaramıyordu.
Çevresi tarafından, "gerizekalı" olarak anılan Meriç, kendisine yazı yazmayı öğretmek isteyenlere sinirlenip, her şeyi yırtıp atıyordu. Meriç'in ödevlerini ise arkadaşları yapıyordu. Öğretmenler, Meriç'in ailesine, "Bu çocuğu okuldan alın" tavsiyesinde bulundu. Anne Nazlı Akbulut ise oğlu Meriç'in zekasının yaşıtlarına göre üst düzeyde olduğunu fark etti. Anne Akbulut, Şişli Kaymakamlığı'ndaki Rehberlik Araştırma Merkezi'ne başvurdu. Buradan Özel Asya Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'ne eğitime giden Meriç'te, üstün zekalı çocuklarda rastalan "öğrenme bozukluğu" tespit edildi.
dereceye girdi. Meriç, okulunda 2., İstanbul'da 11., Türkiye genelinde ise 19. oldu.
Bir Otistiğin Şaşırtan Üstün Zekası
Bursa'da, 13 yaşındaki otistik bir çocuk, ajanda gibi beyniyle herkesi hayrete düşürüyor.
13 yaşındaki otistik bir çocuk, ajanda gibi beyniyle herkesi hayrete düşürüyor. Kendisine sorulan yıllar öncesi ya da yıllar sonrasına ait tarihlerin hangi güne geldiğini anında ifade edebilen çocuk, herkesi şaşkına çevirdi.
BTSO Eğitim Vadisi'nde Türkiye'nin en büyük otistik çocuk eğitim merkezi olan Baha Cemal Zağra Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'nde öğrenim gören 13 yaşındaki Ömer Faruk Türkmen, zehir gibi çalışan beyniyle herkesi hayrete düşürüyor. Kendisine söylenen tarihlerin hangi güne geldiğini şaşırmadan söyleyen Türkmen, şarkı söylemeyi çok sevdiğini anlatıyor. Ömer Faruk Türkmen'in öğretmeni Özel Eğitim Uzmanı Müjgan Kürem, küçük Ömer'in bu üstün özelliğinin ailesi tarafından keşfedildiğini belirterek, “Onun özel ilgi alanı geçmişe ve geleceğe dair bir tarih söylendiğinde bunun hangi güne geldiğini şaşırmadan bilmesidir. Bu onda bulunan şaşırtıcı üstün bir yetenek” diye konuştu.
Ömer'in otizm teşhisi konan bir hasta olduğunu anlatan Kürem, şunları söyledi: “Ömer'in zihinsel engeli yok ama onda A tipik otizm görülüyor. Şu an birçok akademik beceriyi öğrenmiş durumda. Okuma yazmayı biliyor. Basit matematik problemlerini çözüyor ama sosyal iletişim becerileri çok zayıf. Kalabalık ortamlardan hoşlanmıyor. Sahip olduğu bu becerileri, kalabalık içinde yerine getiremiyor
Zeka Geliştiren 5 Temel Hafıza Tekniği
Keskin bir zeka rahat olmamızı, iyi ilişkiler kurmamızı, iyi beslenmemizi ve sağlıklı bir yaşam sürmemizi sağlar. Zihinsel aerobik yapma, hafızayı geliştirir ve Alzheimer hastalığı riskini azalttır. Son UCLA araştırması beynimizi aktif tuttuğumuzda, şaşırtıcı bir şekilde beyin veriminin arttığını buldu, hatta sadece birkaç hafta sonra bile. Zekanızı keskinleştirmek için bu tavsiyeleri düşünün.zihinsel ufkunuzu genişletmek için farklı yaklaşımlar deneyin. Bu yaklaşım, yeni bir yere yolculuk yapmak, enstrüman çalmayı öğrenmek, balo dansı yapmak veya okula geri dönmek olabilir. Üç Temel Hafıza Tekniğini Öğrenin ve Kullanın:
2. Strateji: Sağlıklı ilişkiler geliştirin Sosyal olarak bağlantı kuran insanlar, kendilerini soyutlayan insanlardan daha uzun yaşam beklentilerine sahip olurlar. Partnerinizle olan cinsel ilişkinizi geliştirin çünkü iyi seks daha uzun yaşamak demektir. Bu sadece insanları birbirine yaklaştırmaz, kan basıncını düşürür, ağrıyı azaltır, dinlendirici bir uyku çekilmesini sağlar, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir bu sayede enfeksiyona karşı daha iyi mücadele ederiz. Empati—Başka bir insanın duygusal bakış açısını anlama ve bu anlamayı vurgulama kabiliyetimiz. Herkes empati uzmanı olmamasına rağmen, bize empatik yanıtlarımızı vurgulamayı öğreten kolay egzersizlerle yeteneklerimizi geliştirebiliriz. Dikkatli Dinleme Egzersizini Deneyin: eşinizden veya arkadaşınızdan bir duygu veya onun için önemli olan bir konu hakkında konuşmasını isteyin ve hiç kesmeden veya yorum yapmadan dinleyin. Gözünün içine bakın ve odaklanın. 5 dakika sonra, nasıl hissettirdiği hakıkında birbirinizle konuşun. 3.Strateji: Stresi azaltmak Yaşamımızdan stresi tamamen çıkartamıyoruz fakat strese karşı daha sağlıklı tepkiyi öğrenebiliriz. Daha uzun ve daha iyi bir yaşantı sürmek için stresi en aza indirebileceğimiz bazı adımlar: Evinizdeki ve yaşamınızdaki karmaşıklığı kontrol edin. Bazen bizi zorlayan insan karmaşıklığına sahip oluruz bu yüzden gerçekten ilgilendiğimiz kişiler için daha fazla zamana sahibiz. Yapmanız gerekenler listesinden birkaç kısmı / parçayı çıkarmayı deneyin. Çoklu Göreve Dikkat Edin: Yavaş olun ve bir seferde bir şey alın. Meditasyon Yapmayı Öğrenin: Düzenli meditasyon sadece stresi azaltmaz aynı zamanda, bağışıklık sistemini güçlendirir, kireçlenmeden kronik ağrıya kadar çeşitli medikal durumların iyileşmesini sağlar. “Hayır” deme konusunda kendinize yetki verin. Yeteri kadar “hayır” demediğimiz zaman, daha fazla sorumluluk alırız ve endişeli, kızgın, içerlemiş ve tutsak kalmış hissederiz. | ||||
ZEKANIZI SİZ DE ÖLÇÜN!
NOT : Süreniz 10 Dakikadır.
1) Aşağıdaki satırlarda, her
satırda bulunun dört harfli dört kelimeyi bulunuz ?
CHUPAMASNKYREBCJOLUTREGPMOLATAL
BHRDFPLOCAGENLUİKREFAMEKOIJCHAT
GAREBHGRTOIDCDVEMMLTYVOEUROUEKA
AZAMAKLELMOIBRASBJTAASZDECRTUHN
AOPBEURFREDGRUMIKUOLAPLHAYECYT
2) Eksik harfi bulunuz
?
666-A
421-D
555-B
007-?
3) Eksik sayıyı bulunuz
?
A-1
BC-2
DEF-6
GHIJ-?
4) Eksik kelimeyi bulunuz ?
E T JÜPİTER P Ü
M Ş Ç??I??A L A
5) Sırayı tamamlayınız
?
A D Ğ J ?
6) Sırayı tamamlayınız
?
1 2 5 12 27 ?
7) Hangi kelime diğerlerinden
farklı ?
kent çıta masa
zeki
8) Öyle üç harf bulun ki,
aşağıdaki harflerin ardına eklendiğinde her biri anlamlı birer kelime olsun
?
K T M Y
9) “Yalak” kelimesindeki
harflerin yerini değiştirip iki kelime üretiniz ?
10) 12 tane yedi harfli kelime bulunuz
?
11) Başı ve sonu “k” ile biten beş harfli 12 kelime
bulunuz ?
12) Hangi kelime farklı ?
pamuk keten ipek
kenevir rafya
hintkeneviri
13) Listeyi tamamlayınız ?
magazin dergi mecmua
deney ? deneme
14) Hangisi “eli kulağında” deyiminin eşanlamlısıdır
?
mukadder kaçınılmaz sakınılmaz
pek yakında mecburi ünlü
15) Hangisi bir katık olabilir ?
Güvercinin sol ayağı
Vitamin hapı
Kuru soğan
Katı atık
16) Kelime cümlenindir, harf…
ruhun kelimenin
yazının
ismin alfabenin
sayıların
17) Hangisi “tutucu”nun zıt
anlamlısıdır ?
laik partizan toplumsal
liberal dürüst göçebe
18) Aşağıdaki dizide hem fazladan bir virgül var hem de
rakamların yerleri karışmış.
Düzeltiniz ?
1,3,5,7,9,11
19) 5 ile çarpılınca sondaki rakamı
başa gelen en küçük sayı kaçtır ?
Cevaplar
1) “HATA, MOLA, OLUK, BACA”
kelimeleri her satırda bulunur.
2) “007-S” Çünkü harfler sayıların
okunuşlarının baş harfleridir.
3) “24”. Çünkü her bölümdeki harf
sayısı bir önceki rakamla çarpılmıştır.
4) “ÇALIŞMA” Sağ ve soldaki
harfler kelimenin uzak tarafına, aralarında yer değiştirerek
yerleştirilmiştir.
5) “N” Çünkü sıradaki her harf
arasında, alfabede üç harf bulunmaktadır. J’den sonra K,L,M ve ardından N
gelir.
6) 58.
7) “Zeki” Diğerleri isim, bu
sıfat.
8) “ASA” Bütün harflerle anlamlı
bir kelime türetilebiliyor. KASA, TASA, MASA, YASA.
9) “AYLAK” ve “KALAY”
10) Örnek; “basamak, baskıcı, basmacı,
camekan, cendere, köfteci, pencere, tamirci, tatlıcı, tencere… ”
11) Örnek; “kabak, kabuk, kaçak,
kaçık, katık, kayık, konak, kopuk, koruk, kovuk, kulak, kurak…”
12) “İpek” Çünkü sadece o hayvani
kaynaklı
13) “Test” Çünkü diğer iki kelimenin,
ilk satırdaki gibi eşanlamlısı.
14) “Pek yakında”
15) “Kuru soğan”
16) “Kelime cümlenindir, harf
kelimenin”
17) “Liberal”
18) “1,5,9,13,17”
19) “1”
Değerlendirme
Her doğru cevap için kendinize 7 puan verin. Puanlarınızı
toplayın ve aşağıdaki tabloya bakarak o değere karşılık gelen yorumu ve
toplumsal yüzdelik sıranızı bulun.
ALINAN
PUAN
|
ZEKA
SEVİYESİ
|
TOPLUMSAL
ORTALAMA
|
130 ve Üstü
|
Çok Üst Seviye
|
% 2,2
|
120 – 129
|
Üstün Seviye
|
% 6,7
|
110 – 119
|
Ortalama Üstü
|
% 16,1
|
90 – 109
|
Ortalama
|
% 50
|
80 – 89
|
Ortalama Altı
|
% 16,1
|
70 – 79
|
Düşük
|
% 6,7
|
60 ve Altı
|
Yetersiz
|
%
2,2
|
ÖNERİLEN FİLMLER
Good Will Hunting - 1997 (Can Dostum)
Cube 1-2-3
Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar. Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar.
Farklı meslek ve yaş gruplarından kahramanlar çıkış yolunu ararken, küplerin içindeki tehlike ve acayipliklerle savaşırlar. Zor durumda kalan karakterlerin birbirleri ve kendileri ile yaşadıkları çatışmalar konuyu daha ilginç hale getirir.
365,000 Kanada Doları (yaklaşık 500,000 YTL) gibi çok küçük bir bütçeyle çekilmiş olan film sinema tarihinin önemli yapıtlarından biri olarak kendine yer edinmiştir.
Pİ
A Beautiful Mind (Akıl oyunları)
Film, aynı isimli kitaba dayandırılmıştır, John Nash adında bir şizofreni hastası matematikçinin hayatının hikayesidir. Nash, öğrenciliği sırasında oyun kuramı üzerine büyük başarılar elde etmiş parlak bir matematikçidir. Öğrencilik yıllarından itibaren hayaller görmeye başlar, mezuniyetinden sonra zamanla paranoit olur. Hastalığının kötüleşmesi yüzünden işinden ayrılmak zorunda kalır, hastalığı kendi çocuğuna zarar vermesine neden olacak noktaya gelince eşi ondan ayrılır. Gördüğü tedaviler etkili olmasa da, eski eşi ve eski iş arkadaşlarının desteğiyle zamanla kendiliğinden iyileşir, tekrar üniversitede öğretim üyesi olur. Sonunda, hastalığının başlamasından evvel yaptığı buluşlardan dolayı Nobel Ekonomi Ödülünü alır.
HANGİ ÜNLÜ DAHA ZEKİ
Brad Pitt (IQ:119)
Amerikan People Dergisi tarafından üç kez “en seksi erkek” seçilen Brad Pitt’in IQ seviyesi 119. Birçok Hollywood yıldızının aksine Brad Pitt, hem siyasi parti üyesi hem de küresel sorunlarla ilgili birçok aktiviteye destek veriyor
Madonna (IQ: 140)
Pop müziğin kraliçesi Madonna, zekasıyla da birçok kişiyi geride bırakıyor. IQ’su 140 olan Madonna, Amerikan başkanları John F. Kennedy ve Bill Clinton’dan bile daha zeki.
Shakira (IQ:140)
Latin müziğin sevilen ismi Shakira, meslektaşı Madonna’yla ayni zeka seviyesine sahip. Sadece müziğiyle değil danslarıyla da büyük beğeni toplayan Shakira’nın IQ’su 140.
Nicole Kidman (IQ: 132)
Hollywood’un gözde kadın yıldızlarından Nicole Kidman’ın IQ’su 132. Meslektaşı George Clooney’den daha yüksek bir zeka seviyesine sahip olan oyuncu, parlak zekasını göstermeyi seviyor.
Sharon Stone (IQ: 156)
Sanat ve gösteri dünyasının en yüksek zeka seviyesine sahip olan ismi Sharon Stone. “Temel İçgüdü” filmiyle hafızalara kazınan Stone, 156’lık IQ seviyesiyle tüm meslektaşlarını geride bırakıyor.
George Clooney (IQ:127)
Kadınların kalbinde taht kuran ünlü oyuncu George Clooney’in zeka seviyesi Brad Pitt’inkinden biraz daha yüksek: 127
Lindsay Lohan (IQ: 120)
Şarkıcılık ve oyunculuk kariyerinin yanısıra skandallarla da gündemden düşmeyen Lindsay Lohan’ın IQ seviyesi ise 120.
Britney Spears (IQ: 100)
Kimileri onun için “skandal” kelimesinin ete kemiğe bürünmüş hali diyor. Ünlü şarkıcı Britney Spears’ın zeka seviyesi pek övünülecek bir oranda değil. Spears 100 sınırına zar zor ulaşıyor.
ÖĞRETMENLER NE YAPMALI?
ÜSTÜN ZEKALI VE YETENEKLİ ÖĞRENCİLERİN SINIF YÖNETİMİNİ SAĞLAYACAK ÖĞRETMENDE BULUNMASI GEREKEN NİTELİKLER NELERDİR ?
-
a. Kişisel Karakterleri: Bunların benlik duyguları güçlü, onurlu ve yüksek iradeli olması gerekir. kendilerine değer ve önem verdikleri kadar başkalarının benliklerine de değer ve önem veren, onlara saygı duyan, onları destekleyen, onlara güvenen kimseler olmaları gerekir. esnek olan, yeni fikirlere açık olan, entelektüel, edebi ve kültürel konulara ilgili konulara ilgili kimseler olmaları gerekir. bilgilerini artırmak, yenilemek, gayretinde olan, başarıya tutkun, aşklı, şevkli ve istekli; hassas ve anlayışlı olan kimseler olmaları gerekir mükemmeli arayan ve kendini buna adamış, bilinçli ve sorumluluk üstlenmekten korkmayan nitelikte olmaları gerekir.
- b. Mesleki Temayüller: Baskıcı ve kollayıcılıktan ziyade yol gösterici olan otoriterlikten daha çok demokratik olmayı tercih eden kimseler olmaları gerekir. Sonuçlardan çok işleyişle ilgilenen, kuralcılıktan ve gelenekçilikten daha ziyade yenilikçilik ve deneyimciliği ön plânda olan kimseler olmaları gerekir.
-
c. Öğretmenlik Davranışları: Kendilerine has, esnek ve öğrencinin isteklerini ön plâna çıkaran programlar geliştirip uygulayan; sıcak müsamahakar bir atmosfer oluşturan; bireylere göre farklılaşan stratejiler uygulayan; kişilerin imajlarına saygı duyan ve pozitif davranışları destekleyen; onların inanç ve değerlerine saygılı olan; hayal gücüne ve üretkenliğe saygı duyan, dersin entelektüel seviyesini tutan; ferdiyetçi davranışlara ve kişiliklere saygılı olan; konularına son derece hakim olmanın yanında, daima kendilerini yeni temel, bilgi ufkunu genişletmeyi ihmal etmeyen; öğrencilerine inanan, güvenen ve onlara eşit davranan kimseler olmaları gerekir.
Yukarıda belirtilen niteliklere bir öğretmenin çok kısa bir sürede sahip olması belki güç görülebilir. Bunların bir kısmı fıtri, bir kısmı da deneyim ve iyi bir eğitimle elde edilebilecek özelliklerdir. Ancak buradan üstün zekalıların öğretmenleri de üstün zekâ ve niteliklere sahip olmalıdır gibi bir sonuç çıkartılmamalıdır. Ortalama bir öğretmen çeşitli açılardan üstün zekalılara kaynaklık ve önderlik yapabilir.
ÜSTÜN ZEKALI VE YETENEKLİ ÇOCUKLARIN SINIF YÖNETİMİ VE DERS BAŞARISINDA ÖĞRETMENE DÜŞEN GÖREVLER
Bu tip çocuklar için sınıf öğretmeninin öğrenim görevlerinin dışında ek öğrenim programları hazırlaması gerekir. Sınıfın seviyesi onların seviyesinden çok aşağıda kalabilir. Aşağıda belirtilen noktalar dikkate alınarak çocukların daha iyi gelişmelerine yardımcı olabilmek için sınıf öğretmeni;
1. Çocuğun çalışma ve ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve aynı tempoda tutmaya çalışmamalı, onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.
a. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemelidir.
b. Daha çok problem çözme tekniğini gerektiren ödevler vermelidir.
c. Yarı teknik malzemelerin okunması, özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapımı, şemalarının çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.
2. Tartışma, proje ve dramatizasyon çalışmalarına önem verilmelidir.
3. Tasnif, organize etme ve maddelendirme olanağı veren fırsatlar hazırlanmalıdır.
4. Ders etkinliklerinde kitabi etkinliklerden çok, geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.
5. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan grupla olduğu kadar bireysel çalışmalara da önem verilmelidir.
6. Öğrenciyi okul içi ve dışı etkinliklere yönlendirmelidir.
7. Önderliği gerektiren ya da önderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmesi gerekir.
8. Bu tip çocuğun başarısını, sınıf arkadaşlarının başarısı seviyesi ile değil kendi öğrenme güç ve sürati ile karşılaştırmalıdır.
9. Anne ve baba ile bu konuda işbirliği yapmalı, onlara çocuklarını ihmal etmeden ve gurura kapılmadan yetiştirmek için gerekli anlayışı kazandırmaya çalışmalıdır.
10. İleri öğrenim için en uygun yolun seçilmesinde uzmanlarla işbirliği yapılmalı.
11. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmak, aynı “aşağılık duygusu” kadar zararlı sonuçlar doğurur. Çocuk arkadaşlarını ve çevresindekileri aşağı görür ve toplumda yalnız bir kişi olarak yaşamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına azami dikkat sarf edilmelidir.
12. Akademik konular için resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir
OLUMSUZ ÖZELLİKLERİ
SINIF YÖNETİMİ AÇISINDAN ÜSTÜN ZEKALI VE YETENEKLİ ÇOCUKLARDA BULUNAN OLUMSUZ NİTELİKLER
Üstün zekalı ve yetenekli çocukların karakteristik özellikleri vurgulanırken belirtildiği gibi bu çocukların büyük bir çoğunluğu yüksek enerjiye sahip kimseler. Bunlar yerlerinde duramaz, sürekli yenilik, hareket isterler. Diğerlerinden çok farklı niteliklere sahiptirler. Bu nedenle de normal sınıf ortamında çeşitli olumsuzluklara neden olabilirler. Bunlar şu sebeplerden kaynaklanabilir:
- Bu çocukların bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri aynı yaştaki ortalama öğrencilerin hayli ötesindedir. Bilgi, ilgi ve becerileri düzeyinde ihtiyaçları karşılanmazsa çabuk sıkılır ve sınıfta huzursuz, yerinde duramayan bir duruma gelirler.
- Bilgi, ilgi ve beceri düzeyleri yüksek olduğundan sınıfları ve yaşlarından umulmayan konularla ilgilenip soru sorabilirler.
- Herhangi bir konu işlenirken yanılgıyı bulmak, eleştiri, itiraz gibi tepkiler vermeleri olağandır.
- Konuşmayı severler. Gerek ders dışında küme tartışmalarında, gerekse ders esnasında sınıfın yönetimini ve konuşma düzenini sağlamak oldukça zordur.
- Bazı durumlarda yaptıkları tepkiler “garip, anormal” görünebilir. Gerçekte bu durum yaşlarının hayli ötesinde bir algılama ve değerlendirme gücünün sonucu olabilir. Einstein’in altı yaşındayken geçit töreninde gördüğü askerlere bakarak, “Bunlar gibi makine olmak istemiyorum” diye ağlaması gibi.
- İmgesel etkinlikleri güçlüdür. Bunun sonucu olarak imgesel yaşantılarını gerçek yaşantıları ile karşılaştırabilmeleri olağandır. Bu durumda hem gerçeği hayalden ayırabilmeleri hem de imgelerini öncelikle yaratıcı etkinliklerde kullanmaları için gerekli rehberlik yapılmalıdır (ENÇ 1979: 217-218).
Bu çocuklar, genellikle kendilerini yaşıtlarıyla aynı seviyede görmezler. Bir kısmı tecrit edilmişlik veya bir köşeye itilmişlik hissine kapılırlar. İçine kapanıklıkları sebebiyle arkadaş sayıları birkaçı geçmeyebilir. Okullardaki dersler onları sıkabilir. Bunlardan bazıları, yaşıtlarıyla birlikte olabilmek için yeteri kadar başarılı olmak istemeyebilir. Eğer duyguları beslenmezse, toplum dışında kalabilir hatta suça meyilli hale gelebilirler. Yetişkinler bu çocukların özel ihtiyaçlarını farkedip potansiyellerini değerlendirebilmeleri için onlara yardımcı olmalıdırlar. Üstün yetenekli çocuklar, birbirleriyle çok etkili ve verimli bir iletişim kurabilmekte, böylelikle anlaşılmaz olma sıkıntısından bir derece kurtulmaktadırlar. Dolayısıyla bu çocukların katıldıkları ortak proje ve programların önemi büyüktür. Tecrübesiz anne ve babaların evdeki üstün yetenekli ve hünerli çocuklarıyla ilgilenmesi hiç de kolay olmaz. Özellikle okul öncesi dönemde böyle bir ebeveyn yardıma ve rehberliğe muhtaçtır.
Üstün yetenekli bir çocuğun yetişmesindeki kilit nokta saygıdır; farklılığa saygı, fikirlere saygı, hayallerine saygı. Kabiliyetlerin yeşermesi için özel müfredatlar, yazılımlar ve programlar yanında huzurlu, emin ve sıcak bir aile ve okul ortamı da gereklidir.
ALBERT EİNSTEİN HAYATI ve ZEKASI
14 Mart 1879 yılında Württemberg,Almanya'da doğdu.1880 yılında ailesi
ile birlikte müniche taşındılar ve babası Hermann ve abisi Yakob burada Einstein
&cie adlı elektrik mühendislik şirketini kurdular.Einstein'ın çoçukluğu konuşmaya
geç başlaması dışında normal geçti...
1884'de eğitimi için özel ders ,1885'te ise keman dersleri almaya başladı.Aynı
yıl yahudi olan einstein katolik okulunda öğrenim görmeye başladı.1888'de ise eğitimine aynı şehirde ki Luitpold Gymnasium da devam etti.1894 yılında ailesinin
iflası üzerine ailecek italya'ya yerleştiler.Eğitimine devam eden einstein Swiss Federal Polytechnic Ensitütü'ye (şimdi ki adıyla ETH Zürich) giriş sınavlarına katıldı fakat sınavdan başarısız olan einstein eğitimine isviçrede ki Aarau da devam etti.Babasının istediği gibi elektirik mühendisi olamayacağını anlayan einstein 1986 yılında Swiss Federeal Polytechnic Ensitütüsünde matematik ve fizik öğretmeni
olarak görev yaptı.Aynı zamanda Maxwell'in Elektromanyetik teorisi üzerinde
çalışmalarda yaptı.Öğretmenlik yaptığı Ensitüde ki tek kadın öğretim görevlisi olan
Mileva Maric ile tanıştı ve evlenmek için ailesiyle tanıştırdı fakat einstein'ın ailesi Maric'in yahudi olmayışından dolayı evlenmelerine müsade etmediler.Maric'in evlilik dışı hamile kalmasıyla ve evlenmelerine imkan bulunmadığı için doğan kızlarını evlatlık vermek zorunda kaldılar.1900 yılında okuldan mezun olan einstein,isviçre vatandaşlığına kabul edildi.1901 mayıs ayından 1902 temmuz ayına kadar Winterthur ve achaffahausen da özel dersler verdi.Yaş olarak çok genç olduğundan tüm öğretmenlik başvurularına olumlu yanıt alamyaneinstein,İsviçrenin başkenti bern'e giderek geçimini sağlamak için burada matematik ve fizik dersleri
vermeye devam etti.Bernnese'de ki Akademi Olypica'ya katıldı ve burada birçok
bilim adamı il tanışma fırsatı buldu.Bu tanışma einstein'ın kariyeri için güzel bir adım olmuştu.Einstein daha sonra isviçre patent ofisinde teknik asistanlık yapmaya başladı.Burda mucitlerin patent alabilmeleri için yaptıkları aletler inceleniyor ve elektromanyteik cihazların denyleri yapılıyordu.Einstein cihazların denemelerini yapıyor ve aynı zamande cihazların farklılıklarını ve zayıf yönlerini görüp nasıl düzeltilecekleri yönünde çalışmalar yapıyordu.Bazen okadar değişiklik yapmak
zorunda kalıyordu ki cihazlar neredeyse onun tasarımı haline geliyorlardı.
Einstein,6 ocak 1903'te ailesin bütün karşı çıkmalarına rağmen Mileva
Maric ile evlendi.Maric den 1904 yılında ilk oğlu hans albert doğdu.Hans California
Üniversitesinde Profösörlük yaptı.1910 yılında ise ikinci oğlu Eduard dünyay geldi fakat ilerleyen dönemlerde Eduarda Şizofreni teşhisi kondu ve akıl hastanesine
yatırıldı.Eduard Einstein bu akıl hastanesinde hayatını kaybetti...
Einsteine 1903 yılına geldiğinde ofiste ilerlemiş ve makine tekniğine hakim bir konuma gelmişti.Maks Plank'ın kuantum fiziği teorisi üzerinde çalışıtı ve
1905 yılında ise zürich üniversitesinde New Determination Of Molecular Dimensions adlı doktora tezhini hazırlayıp doktor ünvanını aldı.Aynı zamanda modern fiziğin temelleri hakkında makalelerde yazdı.Annus Mirabilis Paper adlı bu çalışmasının
teorileri,bilim okullarında tartışılmaya başlanmıştı.Bu çalışmalardan Brownia Motia,the Photoelectric Effect ve Special Relativity nobel ödülüne aday gösterildi ve
The Photo Electric Efect ile 1921 yılında nobel fizik ödülünü aldı.Bu çalışma
Quantum fiziği üzerineydi ve hv=k+w formülüyle fotonun olay sonucunda ki enerjisini hesaplamıştır.Ardından "Does the Intertia Of a Bodent?" adlı makalede E=m.c kare formülünü ortaya atmıştır.
Son olarak 1906 da Plank's Theory Of Radiation and the Theory Specific Heat'i yayınlamıştır.
1908 yılında Bern'de okutmanlık ,1909 yılında ise Zürich üniversitesinde profösörlük yapan einstein bir süre de Parague Charles üniversitesinde çalıştıktan sonra tekrar zürichte ki görevine geri dönmüştür.1914 yılında 1.dünya savaşının çıkmasından sonra Bern de yerel bir üniversitede profösörlük yapıp,Prusya da ki Academy of Sciense üye olmuştur.1914 den 1933'e kadar Kaise Wilhelm fizik enstütüsünde müdürlük yapmış sonra da 1920-1946 yılları arsında Leids üniversitesinde Üstün Profösörlük görevinde bulunmuştur.
1917 yılında radyasyonun Quantum Mekaniği üzerinde çalışmalar yapmış ve 1919 yılında da Milevadan boşanıp kuzeni Elsa Löwenthal ile evlenmiştir.Einstein
Löwental dan çoçuk yapmamıştır.1915 yılında Academy Of science de iken genel fizik kuramını oluşturan Newton'un çekim yasalarını kullanarak kendi teorisini
oluşturmuştur.Bu teori ile einstein,hendrik Antoon Lorenta ve Paul Ehrenfest tarafından keşfedilmiştir fakat ingiliz bir çok astronot einstein'ın teorilerini inandırıcı
bulmamışlardır.1917 yılında meydana gelen güneş tutulmasının fotoğraflarının incelenmesinden sonra,einstein'ın teorisi olan kütlenin uzay-zamanı geometrik olarak eğmesi,uzak yıldızlardan gelen ışıkların eğrilmesine neden olduğu düşüncesi ile bu eğrilik iç bükey olmalıydı diye düşünmüştü ve bu teori bilim dünyasında büyük bir yankı uyandırdı.
1921 yılında einstein teorisinin üzerinde çalışmak için Newyork'a gitti ve 1933 yılında Hitlerin ırkçı politikasından dolayı alman vatandaşlığından çıkarak amerikan vatandaşlığına geçti.A.B.D'de Princeton üniversitesinde Institute Of Advanced Study'de profösörlüğe başladı ve 1945 yılında buradan emekli oldu.1926 yılında Leo Szilard ile birlikte zehirli gaz çıkarmayan buzdolabı üzerinde çalışmalar yaptılar.
1933 yılında Almanya'da nasyonel Sosyalist partisinin iktidara gelmesiyle yasalar yüzünden çalışmaları engellenen 40 bilim adamı adına Mustafa Kemal Atatürk'e mektup yazmış ve bilim adamlarının Türkiye'de çalışmalarına
izin verilmesini talep etmişti.Bunun üzerine Atatürk,Einstein'ın bu isteğini kabul etmiş ve bilim adamları İstanbul ünüversitesinde çalışmaya başlamışlardı.Einstein'a
İsrail başkanlığı teklife edilir fakat bu teklifi geri çeviren Einstein,Dr. Ahaim Weizmann ile beraber "Jerusalem Musevi Üniversitesini" kurarlar.1945 yılında Rooswell'e yazdığı mektupta nükleer silahların yapılabileceğinden bağseder ve ilerleyen dönemlerde nükleer silahların ve atom bombasının kullanım şeklinden duyduğu rahatsızlığı hep dile getirir ve ayrıca Rooswelle yazdığı o mektutan hep pişmalık duymuştur.
Einstein 1948 yılında son olarak Brendeis Üniversitesinde görev almıştır ve 18 nisan 1955 yılında 76 yaşında geçirdiği beyin kanaması yüzünden Princeton,A.B.D
de hayatını kaybetmiştir.Einstein'ın üzerinde çalıştığı son çalışması olan Generallized Theory Of Gravitation adlı çalışmasını tamalayamamıştır.....
ÖLÜMÜNDEN SONRA OTOPSİ SONUÇLARI Dr. Thomas Stoltz Harvey yaptığı otopsi sonuçlarında,Einstein'ın beyninde ki Paryetal Lobun normal insan beyninin %15 daha büyüğü olduğunu ve Beynin bu bölümünün matematik ve görsel yetenekler ile ilgili becerilerin geliştiği bölüm olduğunu ve ayrıca beynin kıvrımlarının normal insanlardan % 73 daha kıvrımlı olduğunu ifade eder.
ÜSTÜN ve ÖZEL BASINDA ÇIKAN HABERLER
Uygar dünyada yerimizi korumayı sağlamlaştırmak istiyorsak yeteneğin her zerresine, zekanın her kıvılcımına ve maharetin en küçük ışığına bile ihtiyacımız vardır.
|
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 24. Dönemde "üstün zekalı çocukları"
araştıracak.
|
ÜSTÜN ZEKALILAR ENSTİTÜSÜ YAZ OKULU
Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim-öğretim etkinlikleri aşağıda belirtilen ilkelere uygun olarak düzenlenir ve yürütülür.
Bireysel eğitim-öğretim yapılması esastır.
Üstün yetenekli öğrencilerin eğitiminde sosyal ve duygusal gelişim bütünlük içerisinde ele alınır.
Merkezdeki eğitim-öğretim etkinlikleri, öğrencilerin devam ettikleri örgün eğitim kurumlarına alternatif oluşturmayacak şekilde planlanır ve yürütülür.
Öğrencilerin özel yetenek alanlarıyla ilgili örgün eğitim kurumlarında izledikleri program ile Merkezde yapacakları çalışmalar arasında sağlıklı ilişkiler kurulmasına özen gösterilir.
Öğrencilerin geleceğe yönelik düşünmeleri, tahminlerde bulunmaları ve bunları tartışarak çalışmalarına yansıtmalarına özendirilir.
Eğitim-öğretim etkinlikleri, öğrencileri dıştan yönelimli-yönetimli bir disiplin ve denetim yerine, içten odaklı disiplin ve denetim anlayışını geliştirmeye yönelik olarak düzenlenir.
Öğrencilerin kendilerine özgü benlik gelişimini ve iletişim becerilerini kazanmalarına özen gösterilir.
Öğrencilerin, Türkçe'yi doğru ve güzel kullanan, öğrenme ve araştırmaya meraklı, problem çözme ve bağımsız karar verebilme becerilerine sahip olmalarına; yaratıcılıklarının desteklenmesine özen gösterilir.
Eğitim-öğretim sürecinin; öğrenci, veli, okul ve merkezin iş birliğinde devam ettirilmesi esastır.
Eğitim-öğretim programları ise aşağıda belirtilen ilkeler çerçevesinde hazırlanır ve geliştirilir:
Programlar, Öğrenci Merkezli Eğitim anlayışına göre, disiplinler arası ilişkiler dikkate alınarak ve modüler yapıda hazırlanır.
Programlar, lider öğretmenlerin rehberliğinde bireysel öğrenmeye uygun olarak hazırlanır.
Programlar, öğrencilerin yaratıcılığını, sorunlara farklı yaklaşım ve çözüm bulma becerilerini geliştirecek ve yetişkinlik dönemlerindeki koşullara hazırlayacak nitelikte düzenlenir.
Özel yetenekleri geliştirmeye yönelik programlar: Öğrencilere disiplinler ve disiplinler arası ilişkiler dikkate alınarak, herhangi bir disiplinle derinlemesine veya ileri düzeyde bilgi, beceri, tutum ve davranış kazandırma amacıyla hazırlanır.
Ülkemiz gündemine, 13-15 Mayıs 1991 tarihinde yapılan 1. Özel Eğitim Konseyi Komisyonu çalışması ile tekrar getirilen üstün yeteneklilerin eğitimi bu konudaki çalışmalara ivme kazandırmıştır. Bakanlığımız Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Üstün Yetenekliler Şube Müdürlüğün olağanüstü bir performans ile çalışmaları sonucu 1997 yılında Bayburt ilinde ilk eğitim uygulamasına başlanmıştır.
Bugün itibarı ile ülkemiz genelinde bulunan Bilim ve Sanat Merkezleri ne yazıktır ki arzu edilen ilgi ve desteği bulamamıştır. Birçok merkez geçici tahsis edilen binalarda eğitim faaliyetlerini sürdürmeye çalışmaktadır. Bu merkezlerde görev yapan personelin ve yöneticilerin atanmaları ve mevzuattaki belirsizlikler bu kurumların gelişmesine engel oluşturmaktadır.
Topluma yön verenlerin pasif çoğunluk değil, aktif azınlık olan üstün yetenekliler olduğu gerçeğini unutmamak ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu bu beyinlere sahip çıkması için vakit geçirmeden önlemler alması gerekmektedir.
7 Nisan 2012 Cumartesi
Üstün Zekalılar Yetenekliler Enstitüsü Kanal D
Üstün Çocukların Özellikleri Nelerdir?
- Beden yapıları (boy ve ağırlık bakımından) ve sağlık durumları bakımından yaşıtlarına oranla daha ileri durumdadırlar.
- Enerji düzeyleri yüksektir, hareketlidirler.
- Erken yürürler,erken konuşurlar.
- Bebeklik döneminde daha az uyku gereksinimi duyarlar.
- Kullandıkları dil, başlangıçta bile yaşıtlarına göre daha gelişmiştir. Sözcük zenginliği, ifade düzgünlüğü dikkat çeker.
- Duyu organları keskin olması nedeniyle bebekliklerinde battaniyelerini üstlerinden atma, giyim eşyalarındaki markalardan, altlarının ıslanmasından rahatsız olma, gürültüye yoğun tepki gibi özellikler gösterebilirler.
- Duyu organlarının aşırı duyarlıkları tat alma duyularında da görülebilir. Mesela iki değişik fabrikanın ürettiği meyve suyu arasındaki ufak farkı hissedebilirler.
Öğrenme hızları yüksektir. Çabuk ve kolay öğrenirler.
- Dikkat süreleri daha uzundur. Daha kolay odaklanabilirler.
- Düşünme becerileri gelişmiştir. Fikir üretmede daha aktiftirler.
- Kelime hazineleri çok geniştir, bildikleri kelimeleri kolaylıkla kullanırlar.
- Genelleme yapmada, ilişkileri görmede, bilgilerin transferinde, mantıki çağrışımlarda ileridirler.
- Soyut fikirlere karşı ilgileri fazladır.
- Hayal güçleri çok kuvvetlidir.
- Okul çalışmalarında, akademik konularda yaşıtlarından 1-2 yıl ileridirler.
- Yaş düzeylerinin 1-2 yıl üstündeki kitapları okumaktan hoşlanırlar ve anlarlar.
- Keşfetmekten hoşlanırlar. Kalıplardan, sıradanlıktan uzak kalmayı tercih ederler. Orijinal bilgiler, buluşlar, yaklaşımlar ilgilerini çeker.
- Diğer çocukların farkında olmadığı pek çok alanda bilgi sahibidirler.
- Hafızalarını etkin kullanırlar. Fazla çalışmaya gerek duymadan, duyduklarını ve okuduklarını uzun zaman belleklerinde tutarlar ve hatırlarlar.
- Meraklıdırlar. Çok soru sorarlar ve ilgi alanları geniştir. Zihinlerinde bilgiye karşı bitmeyen bir açlık vardır. Devamlı öğrenmekten sıkılmaz ve yorulmazlar.
- Çoğunlukla okula başlamadan önce okuma-yazma öğrenirler.
- Pratik bilgileri çoktur.
- Hazır cevaptırlar, uyanık ve girişkendirler.
- Mizah duyguları güçlüdür.
Sosyal özellikleri:
- Arkadaşları arasında popülerdirler.
- Arkadaşlarını kendilerinden yaşça 2-3 yaş ileri olanlardan seçerler.
- Lider ruhludurlar, başkalarına tabi olmaktan hoşlanmazlar.
- Okula karşı isteklidirler, ders dışı uğraşılara katılmaktan zevk alırlar.
- Sosyal uğraşılardan, sportif faaliyetler, şiir, hikâye ve resim alanlarında çalışmaktan hoşlanırlar.
- Nüktedandırlar, orijinal bağlantılar kurarak, beklenmeyen espriler yapabilirler.
- Kendilerine ait orijinal ilgileri vardır. İlgi alanlarına çok iyi odaklanıp bu alanlarda da başarı gösterirler.
- Yeni ve değişik durumlara kolay ve çabuk uyarlar. Değişime açık bir yapıları vardır.
- Dünya sorunlarına bile ilgilidirler. Çözüm bulmaya yönelirler.
ÜSTÜN ZEKALI ve ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUK KİMDİR?
İnsanların ilerlemesini sağlayan, geleceğe yön veren ve insan yaşamını kolaylaştırıcı imkânlar sağlayan insanlar üstün zekâlı ve üstün yetenekli olan kesimdir. Genel olarak bu insanların bütün dünyadaki nüfusa oranı yüzde 2 olarak kabul edilir ki bu oran ülkeler için de geçerlidir. Buna göre Türkiye’deki üstün zekâlı insan sayısı 1,5 milyon civarındadır.
Çocukların üstün zekâlı ve üstün yetenekli oldukları genelde herhangi bir değerlendirmeye gerek kalmadan anlaşılmaktadır. Ancak zekâ ve yetenek düzeyi çeşitli değerlendirme araçlarıyla belirlenir. Çocukların zekâ seviyeleri psikometrik yöntemlerle belirlenir. Zekâ belirleme testlerinde 110-129 IQ seviyesi ileri zekâ, 130-150 IQ seviyesi üstün zekâ olarak kabul edilmektedir.
Bir toplumun eğitilmiş üstün zekâlı ve özel yetenekli kesimi ne kadar çoksa ilerleme hızı da o oranda artar. Bu çocuklar toplumun geleceği için önemli bir güç kaynağıdır. Gelişmenin ve ilerlemenin önkoşulu, gerekli eğitim aşamalarından geçirilmiş üstün ve özel yetenekli bireylerin olmasıdır.
Üstün zekâlı olmak, büyük işler yapmaya yetmez; çünkü işlenmeyen yani eğitilmeyen zekâ/yetenek körelip yok olabilir. Üstün yetenekli çocuk her zaman başarılı olur diye bir gerçek yoktur. Gerekli ortam hazırlanmazsa ve uygun eğitim verilmezse tembelleşebilir ve çalışmaya karşı ilgisini kaybedebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)